E-kitap : Başarının 7 ölümcül düşmanı
Yazar : Adnan KARAER
Learnforbusiness’e ücretsiz olarak üye olan herkese Liderlik eğitimimizden alıntılardan oluşan
Başarının 7 ölümcül düşmanı isimli 21 sayfalık kitapçığımızı e-mail ile gönderiyoruz.
Learnforbusiness’e ücretsiz olarak üye olan herkese Liderlik eğitimimizden alıntılardan oluşan
Başarının 7 ölümcül düşmanı isimli 21 sayfalık kitapçığımızı e-mail ile gönderiyoruz.
Başarı elde edilmesi zor bir getiridir. Kolay olsa herkes başarılı olurdu.
Ancak başarılı olan insanların ya da liderlerin aşabildiği başarının önündeki yedi büyük engeli burada göreceğiz.
Başarının düşmanları veya başarı önündeki aşılması gereken engeller
Patronun işyerine gelen karısına benden bahsederken “Zagor” diye bahsettiğini orada bulunan bir iş arkadaşım duymuş.
Gülerek bana anlattı. Ben de güldüm. “Dik yürüdüğüm içindir” dedim.
Muhasebecim Ahmet aradı “Abi bir güzellik merkezi var. Yeni kuruldu. Facebook’ta reklam yapmak, müşteri bulmak istiyorlar. Seni söyledim” dedi.
Ben de “Tamam beni ararlarsa facebook’tan reklam yapan bir arkadaşı onlara yönlendiririm” dedim.
Ama Ahmet ısrarla “Hayır abi başkasına yönlendirme bunlar benim arkadaşlarım, sen yap” deyince mecburen tamam dedim.
Bir arkadaş vasıtasıyla bir görüşmeye gittim.
Görüşmeye gidiş amacım danışmanlık yapmak üzere anlaşmaktı.
Toplantıda üretim müdürü, ARGE müdürü ve patronlardan biri (üretimle ilgilenen) vardı.
Oturduk hoş beş derken, beni tanımak istiyorlar tabi.
Unutmayın bu sadece sizin başınıza gelmiyor.
Apple’dan kovulan Steve Jobs’un başarısız olduğunu kim iddia edebilir? Ya da belki o dönem başarısızdı ortam uygun değildi ancak sürekli başarısız olduğunu kim söyleyebilir?
Üretim planlama o yıllarda da şimdi de şirketin en stresli yerlerinden bir tanesi.
Müşteriye istediği ürünü, müşterinin istediği zamanda vermek lazım.
Bunu yapabilmek için de birim üretim süreleri, stoklar, her bir üründe kullanılacak birim hammadde miktarı, ürünü göndereceğiniz nakil aracı, şirkete alınacak hammaddenin zamanında teslimi vs. var da var.
Linkedinden bir arkadaşla tanıştım.
Kendine ait bir şirketi var, unvanında CEO yazıyor.
Ne üretiyor diye web sitesine gittim. Ne ürettiğini de ne sattığını da tam olarak anlayamadım.
Mesajlaşma esnasında ARGE yaptığını, yeni ürün geliştirdiğini ama Türkiye’de tutmadığını söyleyince;
Endüstri mühendisi olarak çalıştığım şirkete Almanya’dan bir boyama makinesi alındı. Makine fabrikaya geldi, yerine yerleştirildi.
Sonra Alman uzmanlar geldi. Bir hafta boyunca makinenin başında ne yaptılar, ne ettiler bilmiyorum ama makineyi çalıştırdılar.
Fabrika müdürü ve patrondan da onay aldılar.