Süper çalışan, mağdur çalışan

Bir takipçim mesaj olarak atmış, çok üzüldüm yaşadığı duruma, yazdıklarını biraz budadım. Bir çok şirkette var bu tarzda mağdur kişiler.

“eskilerin kaydı tutulmamış fiyat yok, işleme süresi yok. Tabi en çok istenen parçalar düzene oturdu artık ama herkese farklı iş yapılmış. Kime ne yapılmış kayıt tutulmamış.

Bir fiyat ortaya çıkarıp teklif göndermek bazen saatler alıyor. Çünkü bilirsiniz arada bitmeyen acillerimiz vardır. Teklifi hazırla, onayını al, malzemeleri sipariş et satın almayı darla hızlıca aldır, operatörleri darla ürettir, fasona gönder kaplattır vs., sıra sevkiyata geliyor parçaları olması gerektiği adette ve şekilde paketleyecek birisi yok. Başında durmam gerek masada yan yana duran parçayı koymuyor adam kutuya. Hele ki yurtdışı gönderilerinde telafisi yok bu durumun ne müşteriye ne de başka birine anlatabilirsin. Depoda bir kişi var yoğunum dedikçe müşteri de beni sürekli arayıp sıkıştırdığı için çoğu zaman malzemeyi paketle, fotoğrafla, depo çıkışını yap, muhasebeye git irsaliye al kutuya yapıştır, sekreteryada kimse yoksa kargoyu ara birkaç kere gelsin derken her işim birbirine girer oldu.

…Patron dahil kimseye halimi anlatamıyorum. İşin kötüsü artık bir şey mi gidecek oluyor bana geliniyor. Bakıyorum bir şey istediğimde ben gidene kadar kimse bana bir şey vermiyor sürekli bir şeyler için dolanıyorum ve bu herkese yapılan bir şey değil.
Aman iş hallolsun diye oraya koş buna git şunu al alıştırdım herkesi.

Yeter ettiğiniz deyip çıkıp gidecek gücüm yok iş bulmak çok çok zor, çözüm önerilerim dikkate alınmıyor. “

Eğer küçük bir şirketseniz böyle bir çalışan sizi alıp götürür. Tek başına bir süper kahraman, eğer değerini de bilip kontrol altında tutarsanız şirketin geleceğinde iyi bir rol oynayabilir. Mesuliyet sahibi olduğu için ileride fabrika müdürü veya belki eksik yönlerini tamamlayıp genel müdür bile yapabilirsiniz.

Diğer taraftan kurumsal şirketler böyle çalışanları pek istemezler çünkü kendi başına bağımsız çalıştığı için her işe koşturduğu için asli görevini (yani görev tanımında belirtilen görevleri) iyi bir şekilde yapamayacaktır. Diğer çalışanları da pasifize edip, sistemin gelişmesini kilitleyecektir. Bütün konuları bilen her şeyi yapan ama yokluğunda işlemeyen bir sistemsizlik ortaya çıkacaktır.

Çalışan açısından bu çalışma temposu içerisinde aşırı bir yorgunluk, stres yükü oluşacağı açıktır. Genç bir çalışan için bu şekilde çalışmasına olanak sağlanması 1-2 yıl için ileriye dönük, işlerin her bir bölümde nasıl yürüdüğünü görmek, öğrenmek ve tecrübe kazanmak açısından iyidir. İşin bütününü görmeyi sağlar. Ama bu şekilde uzun bir zaman diliminde çalışmak zordur. Üstelik beklentiler de yerine gelmiyorsa iyice tüketir insanı. Zaman geçtikçe emeğinin karşılığını alamıyorsa, ya da takdir görmüyorsa daha da kötüsü ikisi de olmuyorsa dışarıya bakmasının ve en kısa yoldan başka bir işe girmesinin zamanı gelmiştir.
İş bulmak zor ama bu şekilde “mesuliyet-i müdrik” kişileri bulmak daha zor.

Böyle bir işyerinde en büyük sorumluluk üst yönetimin elbette. Bir çalışanın her şeyi yapmaya kalktığı bir işyerinde bir çok çalışan işini yapmıyor demektir. Yöneticinin ya da patronun “iş yürüsün de” aymazlığından uyanıp, bu kişileri tespit edip uyarması ve sürdürülebilir, kişilere değil prosedürlere, standartlara bağlı yürüyen bir sistem kurmak için bir an önce devreye girmesi gerekir.

Toplam Oy Sayısı 2

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir