Her zaman benim dediğim olmayacak.

Bir yerde üst düzey yönetici olarak çalışıyordum.
Bir de çaycımız var. Benden yaşça 10 yaş kadar küçük bir kadın. İsmi de var biz Ayşe Hanım diyelim.

İşyerinin koşturmacası içerisinde çoğu kez ne içtiğimin farkına varmadan, çay içerim, kahve içerim.

Bazen de boş, huzurlu bir zamanınız olur. Güzel bir zamandır o.

Kendime ait o güzel vakitlerden birinde kahve isterim getirir.
Tam da istediğim gibi yapar (Türk kahvesi değil, granül kahve).
Zevkle içer işime koştururum yine.
Aslında işim masa başı yönetim işi ama ben sık sık imalata inerim.
Severim imalatı.

Neyse, yine o güzel vakitlerden biri gelmiştir. Kahve isterim, bu kez çay gelir.

Biraz düşünürüm. Çay da içerim ama çay mı istemiştim diye. Ben böyle biran düşünürken Ayşe Hanım gülümseyerek karşımda durur. Anlar ne düşündüğümü.

– Siz kahve istemiştiniz ama bugün çok kahve içtiniz o nedenle size bu kez çay getirdim diye.
– Siz çok koşturuyorsunuz, bugün akşama kadar size çay getireceğim. Akşam üzeri bir kahve getiririm diye de ekler.
– Peki dersiniz, tamam dersiniz.

Şimdi burada;
– Ben kahve isteyince kahve getir, çay isteyince çay deyip
işin sihrini bozmak da var ama yapamazsınız, yapmamalısınız.

Yalnız sizin dediğinizi yapacak çok insan bulursunuz ama,
sizi düşünen, sizi bir insan olarak seven, proaktif davranan birini bulmanız zor.

Böyle insanların kıymetini bilin.
Bu kişiler siz işten ayrılıp yıllar sonra oraya gitseniz dahi sizi bir akrabası, bir arkadaşı, bir dostu gelmiş gibi karşılıksız olarak aynı samimiyetle tekrar karşılarlar ki bu her şeye değer.

Toplam Oy Sayısı 0

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir