Makinaların altına tava koyduk.

Şirket olarak en büyük otomotiv müşterimizin denetimine gireceğiz. Bu nedenle de hazırlık yapıyoruz. 

Sürekli bir koşturmaca var şirkette.

Zaman zaman müşteriden üst düzey bir yönetici geliyor. Şirketi grup halinde geziyoruz.

Orası neden öyle? Burada şunu yapmalısınız filan diyor. 

Bazı istekleri bizim şirketin gerçekleriyle uyuşmasa da genel olarak söyledikleri doğru.

Çünkü bu işi daha önceden iyi bir şekilde yapmış şirketleri görüyorlar. Onlardan eğitim alıyorlar.

Yani yaptıkları iyi pratiklerin yaygınlaştırılması bir yerde.

Bizim şirketin patronu açısından baktığınızda genel olarak şirketin ilerlemesinden memnun ama “para harcamak gereken yerlerde de bu söyledikleri büyük şirketler için, onlara istemek kolay, bu şirket bu masrafı nasıl karşılayacak diye düşünemezler” şeklinde söylemlerde bulunuyor ancak yine de yapmamız gerekenleri bazen geç de olsa yapıyoruz.

Biz çalışanlar için ise durum bir taraftan müşteri baskısı nedeniyle stresli olsa da sürekli bir öğrenme, yeni bir şeyler yapma ve bu yeni şeyler güzel sonuç verdiğinde ise gururlanma vesilesi olduğu için çok yorulsak da bir yerde eğlenceli bir yerde de kariyer yolculuğumuz için faydalı.

Öyle ya Japon şirketinde değiliz, ömrümüz boyunca bu şirkette çalışmayacağız sonuçta. 

Her neyse;

Bir gün yine müşterinin büyük müdürlerinden biri geldi (müdürün küçüğü de mi olurmuş diyorsanız ben size söyleyeyim oluyor)

Yine grup halinde şirketi geziyoruz.

Derken yerde yağ birikintisini görünce hemen yapıştırdı “Yerde bir damla yağ bile olmayacak” diye.

Biraz abartı ama doğru söylüyordu. Gerçi bu bana göre doğruydu.

Yağ kaçağı demek, öncelikle kullanılmayan ziyan olan yağ dolayısı ile maliyet,

Çevreye yayılması nedeniyle çevresel kirlilik,

Olması gereken yerde yani makinanın içerisinde olmadığı için makinada aşınma,

Ayrıca insanların bastığı yerde olduğu için iş kazasına sebebiyet demektir.

Müdür gittikten sonra bazı arkadaşlar “Yok artık, makine suyla mı çalışıyor tabi ki yerde yağ olur” gibisinden söylendiler.

Evet doğru söylüyordu ve çözümü de belliydi.

Bütün makinaların bakımı tam olarak yapılacak.

Sızdıran keçeler değiştirilecek. Sızdıran veya delik olan hortumlar değiştirilecek veya sağlamlaştırılacak. 

Makinanın orijinalinde çalışma esnasında yağ sıçratan bölümler varsa ek aparatlarla sıçrama engellenecek vs. vs.

Ama elbette bütün bunlar söylerken basit gibi görünse de çok sayıda makinanın olduğu, makinaların epey eski olduğu, bakımcıların değişmesi zor alışkanlıklarının olduğu ve bütçede değişmesi gereken parça ve aparatlara yer olmadığı bir şirkette bunların yapılması hem zor hem de çok zaman alıcı bir işlem.

Zor diye yapmayacak mıyız? Yapacağız elbette ama dediğim gibi zaman alacak oysa müşteri pek de zaman tanımıyor.

Patron hiç zaman tanımıyor. Hem karnım doysun hem de çöreğim bütün olsun derdinde.

Ahmet Bey diye başlayıp açıklamaya kalksanız zaten dinlemeyecek. Girdiniz bir işe yapacaksınız deyip sanki şirket bizim şirketimiz kendisi şirket dışından biriymiş gibi kestirip atacak. Açıkçası patron için de en kolayı bu.

Neyse nasıl yaparız diye düşünürken, benim mi aklıma geldi, yoksa arkadaşlardan biri mi söyledi bilmiyorum.

Makinaların altına tava yapmak fikri geldi.

Eğer makinaları saçtan 2 santimetre derinliği olan tavalara koyarsak zemine yağ akmayacak. Tavada biriken yağları da daha sonra temiz ise makinaya geri koyarız diye düşündük. 

Hemen yaptık onlarca makinanın her birine bir tava 🙂

Bütün makinalar sac tava oldu.

Zeminde yağ kalmadı.

Yine söyleyeyim. Müşterinin müdürü yerde yağ damlası olmayacak diye söyledi ancak söylemek istediği yalnız ortamın temiz olması, çevresel kirliliği azaltmak değil makinaların yağ kaçırmayacak şekilde elden geçirilmesi ve bakımlarının yapılması idi. Ama bunu söylerken eksik bir tanımlama yaptığı için bu eksikliğin üzerine gittik elbette. Sonuçta hem müşterinin dediği olmalı hem de zaman kazanmalıyız.

Neyse aynı müdür yine geldi.

Gezerken notlarını daha önceden almış olduğu için yerlere de bakıyor. Yerde yağ yok. 

Sonra tavaları fark etti.

Bayağı bir söylendi ama biz saflığa vurduk elbette.

Ama siz böyle söylediniz filan tarzında.

Bir şey de diyemedi. Oluru verdi.

O tavalar iki yıl kaldı makinaların altında.

Sonra asıl hedefe ulaştık ve makinaları yağ kaçırmayacak hale getirdik.

Bazı sorunları ilk seferde çözemeyebilirsiniz ancak her zaman geçici de olsa bir çözüm vardır.

Önemli olan bu geçici çözümü uyguladıktan sonra bu geçici çözümün geçici olduğunu akıldan çıkartmamak ve asıl yapılması gerekeni yapmaktır.

 

Toplam Oy Sayısı 1

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir