Kalite açısından baktığımızda bir kaç çeşit şirket var;

(1)

Rakibi olmayanlar (bunlar genellikle çok küçük şirketlerdir ve ürettikleri ürün piyasada rakip oluşturmayacak kadar düşük taleplidir.) ne üretirlerse sattıkları için ve büyümek gibi bir beklentileri olmadığı için patronun özel bir takıntısı yoksa kaliteyle işleri genel olarak olmaz. Biz neler gönderdik, bir şey olduğu yok düsturu ile giderler. ISO 9000 filan onların düşüncesine göre para tuzağından başka bir şey değildir. Tesadüfen kaliteli ürün de çıkartırlar.
(2)

Rakibi olan ancak rakipleri de kendileri gibi olanlar; müşterileri son kullanıcılardır. Bu şirketlerde sözde kalite vardır. Kalite görsellik üzerine kuruludur. Sistemli kalite anlayışı yoktur. Müşterinin birinden şikayet geldiği zaman ve müşterinin sesi gür çıktığında kalite akıllara gelir ve kalitenin içeride çalışan adamları fırçalayarak düzeleceğini düşünürler. Bir müddet sonra eski hallerinde devam ederler.

(3)
OEM’ciler; bunlar otomotiv ve beyaz eşya gibi sektörlere hitap ederler, müşterileri büyüktür, cirosunda etkisi fazladır. Dolayısı ile müşteri kaybı riski göze alınmayacak düzeydedir. Bu nedenle müşterileri tarafından sürekli kalite baskısı altındadır. Genel olarak kalite bilinci çalışanlarına da yayılmıştır. Bir çoğunun müşterisinden daha iyi kalite sistemleri vardır.

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir